1 Haziran 2016 Çarşamba

KİTAPPP ::))

İnsan için en etkili öğrenme yolu okumaktır İnsan beyni okuyarak beslenir ve bilgiler güçlenir Okuyan insanların farklı bakış açıları vardır Kelime dağarcıkları yüksektir Bilgi edinme istekleri vardır Kitap okumak düşünceleri besler ve güçlendirir Tıpkı bir pusula gibi insana yol gösterir Kitap okumayı sevenler genel kültür bakımından da üst seviyelerdedirler Genel kültür toplumca önemsenen ve saygı duyulan bir değerdir

Okumanın ne yaşı ne de zamanı vardır İnsan isteği her zaman bir şeyler okuyabilir Yeter ki okumayı gerçekten istesin Birileri istedi diye ya da zorla kitap okunmamalıdır Okuma hevesi ve isteği öncelikle insanın kendi içinde olmalıdır Okumak için ille de beş yüz sayfalık bir kitabı bitirmek gerekmez bazen bir sayfa bile o kadar çok şey anlatır ki insana Okumanın satırı sayfası gerekçesi olmaz Okumanın bir gerekçesi olacaksa eğer o da okumak olacaktır

Okuyan insanlar dünyayı ve olayları farklı bakış açılarıyla değerlendirebilirler Konuşurken ya da yazarken fazla zorlanmazlar Çünkü kelime hazneleri çok geniştir İnsan okuduğu her kitaptan ya da yazıdan ne kadar yeni kelime öğrenirse bilgi havuzu da o kadar dolu olur Bu havuzu doldurmak bizim elimizdedir

Okumanın bizlere sayısız faydası vardır Önemli olan bunun değerini bilmektir Bacon’un da dediği gibi “Okumak bir insanı doldurur konuşmak hazırlar yazmak ise olgunlaştırır”
ve en önemlisi ise okumak yazarların yazdıklarını okumak dil gibidir ,kaç kitap o kadar insan olursunuz . Dünyada normal şartlar altında gezemeyeceğiniz yrlerin on katı yrleri blkide keşfedilmemiş yerleri keşfedersinz... UNUTMAYINN

GÜLÜMSE

Bazen güzel şeyler de oluyor hayatta
Ama bazen hiç
Bazen daha fazla
Her şeye alışıyor insan zamanla
Sen iyisi mi belli etme kimseye
Gülümse yine fotoğraflarda...

Eksik Bıraktım...


Hep bir mutluluğu eksik bıraktım
Hep bir sebep olsun istedim
Şarkılara ağlamak için
Mezesi olsun diye masaların
Hep, bir mutluluk erteledim
Kimsenin suçu değil
Ne geldiyse başıma
Vebali benim,
Ben öyle olsun istedim
Ne doğum günlerimde mumları üflerken
Ne yıldız kaydığında,
Hiç dilek tutmadım ben
Herkese yalan söyledim
En çok da kendime
Öyle gönlümü eğledim
Her şey tamam olursa yaşayamaz insan
Sırf bu yüzden
Hep bir mutluluğu eksik bıraktım ben
Hep bir sebep olsun istedim


MAVİ




Mavi gökyüzünde güzel 
Mavi denizde güzel
Bir şehrin şiiri hep eksiktir 
Bir şeyler hep ayrı kalır
Deniz uzaksa mavi eksikse 

Acımak

Arkadaşlar şimdi size  kitabın özetinden, konusundan, ana fikirinden bahsetmeye çalışacağım size....

KİTABIN KONUSU

Bir öğretmenin geçmişte yaşadıklarının meslek hayatına etkisinden bahsetmektedir.

KiTABIN ÖZETİ

Zehra mektebin başmuallimidir.Yeni eğitim öğretimin bütün gereklerini yerine getirir,öğrencilerle bire bir ilgilenir;fakat öğrencilerin yaptıkları yanlışları asla affetmez.İçinde hiç acıma duygusu hissetmez.Maarif Müdürü de Zehra’nın bu özelliğinden çok muzdariptir.Çeşitli zamanlarda uyarmış olmasına rağmen hiçbir değişiklik görmemiştir. Maarif Müdürü Tevfik Hayri ile Vekil Şerif Hayri Bey Zehra’nın okulunu ziyarete giderler.Şerif Hayri Bey Zehra’ya babasının hasta olduğunu, bu nedenle İstanbul’a gidip babasını görmesini ister;fakat Zehra babasının olmadığını ,o kişinin başka birisi olabileceğini söyler. İki gün sonra Maarif Müdürü’ne bir telgraf gelir.Zehra’nın babası Mürşit Efendinin ölmek üzere olduğunu, muallimin hemen yola çıkmasını bildirir. Müdür Zehra’yı çağırtarak hemen gitmesini ister.Fakat Zehra yine karşı gelir. Müdür fazla üstelemez. Biraz sonra hazırlanmış, elinde çantasıyla Zehra gelir ve gitmeye karar verdiğini söyler. Zehra İstanbul yolunda babasının ailesine yaptıklarını annesini, ablasını ve anneannesini nasıl öldürdüğünü ve en sonunda da kendisini bir yatılı okula verip hiç arayıp sormamasını düşünür. İstanbul’a varır. Eski komşuları Vehbi Bey kendisini karşılar.

Niçin daha önce gelmediğini, babasının ‘Zehra, Zehra’ diye öldüğünü söyler. Eve vardıklarında babasının başında birkaç kadın vardır.babasını görmek istemez. Kendisine babasının eşyalarının bulunduğu sandığın anahtarı verilir. Aslında bunu hiç istemez fakat sandığı açar, içinde bir günlük vardır. Günlüğü okumaya başlar. Babasının ilk memuriyet yıllarını, annesiyle evlenmesini, anneannesinin davranışlarını okur. Zehra daha önce bildiği şeylerin hepsini tam tersi olduğunu öğrenir.Aslında bu olaylarda bütün suçlunun annesi ve anneannesi olduğunu anlar. Bundan sonra içinde bir acıma duygusu oluşur.Hemen gidip babasının ayağını öper.Birkaç gün sonra okuluna tekrar döner ve artık Zehra’nın hiçbir eksiği kalmamıştır.Acımayı öğrenmiştir.

KİTABIN ANA FİKRİ :

İnsan kişiler hakkında araştırıp sormadan, hükümlere varıp ,onları yargılayıp, mahkum etmemelidir.

KİŞİLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ :

Zehra:Mesleğini çok seven,öğrencilere en iyiyi vermeye çalışan idealist bir öğretmendir.

Tevfik Hayri:Maarif Müdürüdür.Örnek bir yöneticidir.Zehra’ya babacan bir tavırla yaklaşmaktadır.

Şerif Hayri Bey:Bölgenin vekilidir.

Vehbi Bey:Zehra’nın eski komşusudur.Babasının zor zamanında ona yardım etmiştir.

KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER :

Kitap akıcı bir dille kaleme alınmış sürükleyici bir eserdir.Açıkçası okumanızı bahsediyorum eğer sık kitap okumayan birisiyseniz eğer veya sürükleyici kitap ariyorsanı buda alacağınız ilk adimi gösterir.  Bir insanda bulunması gereken en önemli özelliklerden birisi acıma duygusunu  konu almıştır. Ve bazı şeylere körü körüne bağlanıp inanmamak gerekir...